4.5/5
  • Genel
    4.5/5

Benzersiz bir deneyim yaşamaya hazır mısınız?

2014 senesinde gerçekleşen Blizzcon etkinliğinde Blizzard Entertainment karşımıza çok ilginç bir oyun sunmuştu. Firmanın yepyeni serisi olan Overwatch isimli bir oyundu bu. Team Fortress 2’den tutun da Paragon ve Battleborn’a kadar tür olarak benzetilen Overwatch, içerisinde şimdilik 21 karakter ve 12 harita bulunduran 6’ya 6 takımlar ile oynayabileceğiniz bir FPS oyunu. Peki, 24 Mayıs 2016 tarihinde PlayStation 4, Xbox One ve PC platformları için piyasaya çıkmış olan Overwatch’ı bizler ile incelemeye var mısınız? Cevabınız evet ise, incelememize başlayalım!

Oyunun ana menüsü iyi, hoş ama hiç akıcı değil.

Oyunun ana menüsü iyi, hoş ama hiç akıcı değil.

En baştan bir başlamak lazım!

Overwatch’da bizleri oldukça güzel tasarlanmış bir ana menü karşılıyor. Oyunun ayarları ile oynayabileceğimiz, profilimize göz atabileceğimiz, sosyal gelişmelere bakabileceğimiz küçük sekmeler bulunuyor bu menüde. Ayrıca her seviye atladığımızda kazandığımız veya direkt olarak gerçek para ile satın aldığımız ganimet kutularının da özel bir sekmesi bulunuyor. Bu sekmeyi kullanarak bahsetmiş olduğum kutuları açabiliyoruz.

Bahsetmiş olduğum bu sekmeler haricinde bir de oyunda bulunan kahramanlara detaylıca göz atabileceğimiz, kostümlerini, monologlarını ve bunların haricinde farklı şeylerini de değiştirebileceğimiz bir sekme de bulunuyor. Kahramanlar demişken, oyunda toplam 21 adet karakter bulunuyor ve bu 21 karakterin hepsinin ayrı ayrı açılabilecek 54 adet ekstra içeriği bulunuyor. Bu ekstra içerikler, kostümler, duygu hareketleri, galibiyet pozu, monolog, sprey görselleri ve özet ekranlarındaki giriş animasyonları olarak 6 farklı başlık altında karşımıza çıkıyor.

Kısaca, Overwatch’ın temiz, sade menüsü bizlere oyun hakkında her şeyi hemen olarak öğrenmemizi sağlıyor. İstatistiklerimizi rahatça takip etme olanağı veriyor ve daha da önemlisi,kahramanlarımız üzerindeki değişiklikleri çok kolay bir şekilde yapabiliyoruz. Hatta kahramanlarımızın her yeteneğini, her vuruşunu videolar halinde bile görebiliyoruz. Yani yeni bir karaktere geçmek istiyorsanız, ilk oynayış deneyiminiz çok da zorlamayacak.

 

Yeni misiniz? Hiç merak etmeyin!

Eğer Overwatch oyununa yeni adımınızı atıyorsanız hiç sıkıntı yapmayın çünkü sizleri 3 adımlı bir deneme turu bekliyor olacak. Overwatch’ın ana menüsü üzerinden erişebileceğiniz bu deneme turlarında direkt olarak oyunun temellerini gösteren deneme bölümünü oynayabiliyorsunuz, pratik alanına giderek kahramanlarınızın silahlarını ve yeteneklerini deneyebiliyorsunuz ve son olarak da yapay zekaya karşı oyun oynayabiliyorsunuz. Böylece gerçek oyuncular ile karşı karşıya gelmeden güzel bir pratik döneminden geçmiş oluyorsunuz. İnanın bana oyunun bu deneme turları, oyun hakkındaki her şeyi öğretiyor sizlere.

Şimdi de gelelim normal oyun tiplerine. Overwatch’da karşınıza 4 farklı oyun tipi çıkıyor. Bu oyun tiplerinden ilki, hızlı bir oyuna başlama. Adından da anlayabileceğiniz gibi tek bir tuşa tıklayarak direkt olarak standart bir oyun arıyorsunuz ve başlıyorsunuz. Bu özelliği kullanarak gerçek oyuncular ile karşılaşırsınız. Fakat botlar ile oynama seçeneğini seçerseniz, takım arkadaşlarınız gerçek oyuncular olacaktır fakat karşı takım tamamen yapay zeka olacaktır. Bunun haricinde, arkadaşlarınızla oynamak için özel bir oyun odası açabiliyorsunuz. Bu odanın kurallarını da siz koyuyorsunuz tabii ki. Son olarak ise, Arcade isimli bir oyun moduna girebiliyorsunuz. Bu oyun modunun diğerlerinden tek farkı, her öldüğünüzde kahramanınızın otomatik olarak değişmesi veya çok daha eğlenceli özelliklerin oyuna eklenmesi. Mesela havada uçan karakterler filan görebilmeniz mümkün fakat bu oyun modunu pek oynamak mümkün değil. Oynayış sürem içerisinde yaklaşık 1 saat boyunca bu oyun modu için bekledim fakat sadece 1 kez oynayabildim. Bu arada, diğer oyun türlerinde kahramanınızı oyun başında seçebiliyorsunuz ve istediğiniz zaman değiştirme hakkınız oluyor.

Bana soracak olursanız, genel olarak oyun modlarını çok yetersiz buldum. Türkiye şartlarında 200 lira ödeyerek sahip olabileceğiniz bu oyunda 2 farklı görevin olduğu, 2 farklı oyun modu bence çok yetersiz ve oyuncuları çok rahat bir şekilde sıkabilir. Yaz aylarına doğru sıralamalı maçların ekleneceğini biliyoruz fakat, sizce bu oyunda ne kadar değişikliğe yol açabilir ki?

 

Biraz değişmiş mi? 

Overwatch’ın oynanışını en son beta döneminden hatırlıyordum. Oyunun tam sürümünde de pek bir şey değişmemiş aslında. Yani, oyunda klasik kahramanlarımız var farklı tiplerde. Tank, sağlıkçı gibi yani. Harita üzerinde 2 adet bölge bulunuyor ve saldıran tarafın bu 2 bölgeyi de sıra sıra alması bekleniyor. Oynaması oldukça basit, anlaması oldukça basit bir oynanış yani. Fakat betadan bu zamana büyük bir şekilde değişmiş olan bir durum var ki, o da nişan alma yardımcısının oranı ve hassaslık. Oyunun tam sürümünde nişan alma yardımcısının oranı çok büyük bir derecede arttırılmış. Ben betayı oynarken bu kadar yoğun oranlı bir yardımcı olduğunu hatırlamıyordum. Ayrıca hassaslık sistemi de sanki biraz değişmiş. Çünkü oyunun beta sürecinde oynadığım hassaslık ileşuan tam sürümde oynamak biraz zor.

Overwatch’ın oynanış sisteminin aslında size kolay gelmesinin veya zor gelmesinin takımınızla da alakası var. 6 kişilik takımlarımızda oyuncular aynı karakterleri alabiliyorlar. Bu yüzden takım ruhuna sahip olmayan bazı oyuncular işinizi zora sokabilir. Mesela destek karakterine sahip olmayan takımlar çok rahat bir şekilde yenilebiliyor. Tank karakterine sahip olmayan takımlar saldırılarını çok zor yapabiliyor veya saldırı karakteri olmayan takımlar da çok zor bir şekilde karşı takımı öldürebiliyor.Fakat Overwatch sizi ve takımınızı karakter seçme ekranında uyarıyor bu konuda. Eğer takımınızda destek eksikse, sağ tarafta destek karakterinin eksik olduğu yazılıyor. Eğer çok fazla saldırı karakteri varsa da, bunun uyarısı yapılıyor. Tabii karakterleri bu uyarılar üstüne değiştirmek tamamenoyuncuların kendi isteğine kalmış durumda.

Kısaca söylemek gerekirse, Overwatch tam bir takım oyunu ve sizin de takımınıza ayak uydurmanız gerekiyor. Yeri geldiğinde takımınızın boşluğunu doldurmanız gerekiyor. Oyun içerisinde takımınız ile birlikte hareket etmenin çok büyük faydaları varken, takımdan ayrı kaldığınız zamanlarda genelde ölüyorsunuz.

 

Bol bol açacak şeyimiz var!

Overwatch’da karşınıza çıkacak 21 kahraman da, benzersiz arka planlara ve benzersiz tasarımlara sahip. Aynı şey oyunun haritaları için de geçerli. Oynadığınız haritaların hiçbiri, birbirine benzemiyor ve her oynayışınızda farklı bir deneyim yaşayabiliyorsunuz. Aynı şey tabii ki kahramanlarınız için de geçerli. Her haritada, aynı karakterinizle aynı şekilde oynayamayabiliyorsunuz. Bu yüzden seçmiş olduğunuz karakteri iyi tanımalı, oynamasını iyi bilmelisiniz. Fakat en başta da dediğim gibi, her karakterin benzersiz ve çok başarılı tasarımlara sahip olması bence Overwatch’ın en iyi yönü.

Diyelim ki oyununuzda takımınıza ok yardımcı oldunuz, maçınızı yendiniz, çok fazla oyuncu öldürdünüz veya sürekli takımınızı canlandırdınız. Nasıl ödüllendirileceksiniz? Çok basit 3 şeyle ödüllendiriliyorsunuz. İlki sizlerin de tahmin edebileceği tecrübe puanı. İkincisi ise oyunun sonunda, en iyi oynanış anına sahip olan oyuncunun gösterilmesi. Üçüncüsü ise maç sonrasında karşınıza çıkan oylama ekranı. Bu ekranda oyun tarafından seçilen 3 veya 4 oyuncuyu görebiliyorsunuz ve bu oyunculardan 1 tanesine oy verebiliyorsunuz. En fazla oya sahip olan kullanıcısı ise onurlandırılıyor tabii ki. Bu oylamalara girebilmek için, en çok hasarı vermeniz, en çok oyuncuyu öldürmeniz, sürekli takımı canlandırmanız veya kontrol noktalarında zaman harcamanız gibi durumlar büyük önem taşıyor.

Oyun sizleri bu şekilde ödüllendirirken, ne yazık ki daha önce de bahsettiğim ganimet kutuları çok da hoş ganimetleri içerisinde bulundurmuyor. Öncelikle, bu kutudan çıkacak olan eşyalara müdahale edemiyorsunuz. Yani 21 kahraman için de rastgele bir şey çıkabiliyor. Bu kutudan çıkan şeyler genelde oyunun en gereksiz olan şeyi, sprey olurken işinize yarayan ögelerin çıkması biraz şans ne yazık ki.

 

Gerçekçi değil ama güzel!

Overwatch’ın karakter ve harita tasarımlarının mükemmel olduğunu söylemiştim. Aynı şeyler oyunun grafikleri için de geçerli. Oyunun grafikleri Uncharted 4: Bir Hırsızın Sonu veya Driveclub gibi gerçekçi grafiklere sahip değil fakat göze oldukça hoş görünen, oyuncuyu rahatsız etmeyen grafiklere sahip. Aynı şekilde silahların veya çevredeki detayların modellemesi de oldukça hoş. Yani, Overwatch bence görsel olarak kusursuz bir oyun. Performans bakımından da sanırım aynı şeyi söyleyebilirim. Ana menüdeki geçişleri saymazsak, oyun içerisinde filan performans bakımından hiçbir sıkıntı yaşamadım.

Oyunun grafikleri ve performansları haricinde, ses tasarımı da bana oldukça hoş geldi. Yani böyle oyuncuların hayatlarında yeni bir sayfa açabilecek kadar güzel bir ses tasarımı tabii ki yok fakat, kötü bir ses tasarımı da yok. Ortalama üstü diyebiliriz sanırım. Karakter seslendirmeleri, çevre sesleri, arka plan müzikleri ve diğer efektler bence gayet güzel bir şekilde oluşturulmuş.

Yani efendim, daha önce de dediğim gibi Team Fortress 2 tarzına hoş bir oyun Overwatch. İçeriği ile oyuna biçilmiş olan fiyat etiketi tabii ki tartışılır. Fakat gelecekte oyuna ücretsiz eklenecek kostümleri, karakterleri, haritalari ve oyun modlarını göz önünde bulundurunca, belki 60 dolar (Türkiye’de ortalama 180 lira.) verilebilecek bir oyun. Fiyatı haricinde ses, performans ve grafik olarak çok başarılı bir oyun. Ayrıca oyun içerisindeki 21 farklı karakterle, 21 farklı şekilde eğlenebiliyorsunuz. Overwatch kesinlikle alınması gereken bir oyun bence. Tabii bu tarz oyunları seviyorsanız!

 

Fiyatı tartışılabilir fakat bu tarz oyunları seviyorsanız bence kaçırmamanız gereken bir yapıt.